Lüfer Nasıl Tutulur,Bir kelime ile lüfer, eti beyaz ve çok hafif, her türlü yemeği yapılabilen bir balıktır. Yenmesi kadar avı ve avcılığı da zevklidir.
Lüfer Avı
Lüfer, hareketli, kurnaz ve sert bir hayvandır.
Canavar ve dişli balıktır.
Kendinden büyük balıklara bile saldırmaktan çekinmez.Geçici balıklardandır.
Sırtı koyu yeşil, aşağıya doğru yanları sarılı yeşil renktedir.
Karnı beyaz ve parlaktır. Bütün renklerinde garip bir sarılık görülür.
Lüfer, adına layık olduğu boya gelinceye kadar birçok safhalar geçirir, boylarına göre isimler alır: Defne yaprağı, çinekop, sarı kanat ve nihayet lüfer olur.
Avlardan ve ağlardan kurtulup yaşayabilen lüferler bir iki sene sonra kofana ve sırtı kara adlarını alacaklardır ki bu iki canavarın önünde durulmaz.
Tam lüferin 4-6’sı bir kilo gelebilmelidir.
Böyle olanlarına meraklılar (porsiyonluk) derler.
Balığın vücudu yassı, başı büyüktür.
Çok sivri ve keskin dişleri vardır.
Kaptığı yeri hırpalar. Kuyruğu dolu ve büyük, kuyruk dibi kalındır. Ensesi ve yanakları etlidir.
Lüfer, Marmara’ya yumurtasını attıktan bir müddet sonra Mayıs ayında Karadeniz’e çıkmaya başlar.
Küçük balıkların bulunduğu yemlenme yerlerinde beslendikten sonra ilk parti Ağustos ayında tekrar Marmaraya inişe geçer.
İlk iniş yapan bu lüferlere (koruk lüferi) denir.
Bunlardan bir kısmı Boğazın belirli yerlerinde kalarak yerleşir.
Bunların adı da (otlak lüferi) olur.
Eylül ayı başlarında asıl büyük parti lüferler inişe geçerler.
Bundan sonra büyük avcılık başlar.
Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları boyunca devam eder.
Marmara’ya yayılan lüferlerin bir kısmı Çanakkale Boğazında da av verir.
Önemli bir kısmı da Ege Denizine iner.
Bu arada Çanakkale’den çıkan lüferler Saroz körfezine girer, burada da yakalanırlar.
Marmara’da kalan en büyük parti, büyük gırgır, voli, uzatma ve dip ağlarıyla yakalanırlar.
Marmara’da lüfer ağlarla yakalanırken tüm kıyı suları Adalar etrafı, Boğazın Karadeniz ağzı ve içi oltacılarla dolar.
Lüfer avcılığının en zevkli yönü, oltacılık başlar.
Avcılık çok çeşitli olur.
Havanın durumu, suların akışı, balığın isteği amatörü türlü türlü takım kullanmaya sevkeder.
Yemli avcılığın, bir kelime ile lüfer avlamanın birçok çeşitleri vardır.
Zokalı yemli, yemli sürütme, yemli oturtma ve yemli bırakma, kaşıkla avcılık.
Kaşık kulanma sırasında da birkaç usule başvurulur.
Kaşıkların da türlü çeşitleri vardır.
Balığın durumuna ve iriliğine göre 1 ve 2 numara söğüt yaprağı kaşık sürütülür.
Bu tür kaşıklar, balığın istavridi kıyıya sürdüğü zaman kıyıdan da atılıp çekilir.
Bazı durumlarda söğüt yaprağı kaşıkların ikisi birbirine eklenerek bir arada kullanılır.
Bu sistem daha çok akıntılı sularda yapılır.
Ayrıca lüferin bir yerde kümelenip yeme ve kaşığa atlamadığı zamanlar yünlü sürütüldüğü gibi dipten yukarı çarpma suretiyle de avcılık yapılır.
Lüfer zokaları çeşit çeşit olur.
Kullanışları da avın şekline ve suların durumuna göre değişir.
Fındık zoka, sarmısak zoka ve sülük zoka her amatörün yanında bulunması gerekli zokalardır.
Bu zokaların ağır ve hafif olanları, büyük ve küçük iğneli olanları da gereklidir.
Büyük curumlar dışında yemli zoka ile lüfer avcılığı daha çok gece yapılır.
Lüfer takımı ince olmalıdır. İnce takım avcı ve hassas olur. Suya direnci azdır, yakamoz yapmaz.
Lüfer oltası makinede 0.35, sandalda 0.50’den kalın olmamalıdır.
Fırdöndüden sonra 0.25 parlak misinadan iki kulaç sağlam bir beden gerekir.
Beden kulacının belirli olması, balık sandala alınırken fırdöndüden sonraki beden bilinerek balığın sandala hesaplı alınması içindir.
Bazı durumlarda suyun derinliğine ve akıntının hızına göre fırdöndünün üstüne kıstırma koymak gerekir.
Bu kıstırma hiç bir zaman zokadan ağır olmamalıdır.
Dibin bulunmasında zorluk çıkarır, dibe inerken zokadan önce iner ve beden dolaşır.
Balığa yem beğendirmek başlıbaşına bir meseledir.
Fakat genellikle kullanılan klasik yemler uskumru, zargana, hamsi, istarvit, kraça, izmarit ve istrangilostur.
Daha doğrusu lüfer o günlerde hangi yemin içine girmiş, hangi balığı altına almışsa o yemi tercih eder. Uskumruya alışan lüfere istarvit yedirmeye imkan yoktur.
Lüfer her zaman taze yeme saldırır.
Yemlerin, varsa sandal livarında, yoksa tel livar hatta sepet içinde sandalın yanında denizde taze tutulması çok önemlidir.
Hamsi, gümüş ve kıraça zokaya çok kere bütün takılır, izmarit ve istavrit de bazen bütün takıldığı gibi fileto çıkarılarak veya şakşak biçiminde kullanılır.
Bütün yemde iğne balığın ağzından sokularak örselenmeden iğnenin ucu gırtlağından veya anus deliğinden çıkarılır. Bütün yem zokalarının iğneleri uzun saplı iğne almalıdır.
Yaprak yem ise filetonun kuyruk tarafından iğneye geçirilir.
Çevirelerek tekrar iğneye saplanır ve bu hareket bir kere daha tekrarlanır.
Filetonun enli ucu sarkıtılır.
Yemli zoka ile çalışırken zoka iğnesi dibine küçük bir kasa ile ikinci bir iğne daha bağlanır.
Buna (hırsız) denir. Lüfer avcılığında hırsız iğnenin büyük faydası vardır.
Lüfer genellikle yemlerin ucundan kapar ve keskin dişleriyle tuttuğu yerden keserek yemi götürür, iğnede kalan küçük parçaya da bir daha gelmez.
Böyle zamanlarda yemin sarkık ucuna iliştirilen hırsız iğne balığı yakalar.
Lüfercilikte yemin taze oluşunun yanısıra, düzgün takmanın da büyük rolü vardır.
Bazı durumlarda balık yolda da yeme atlar.
Eğer yem, iğneye düzgün takılmış da zoka döne döne inmiyor, sarkan uç adeta kırıtıyorsa balık dayanamaz, yemi hemen kapar.
Bir amatör için bu nokta çok önemlidir.
Yakalanan balığı çekmek de ayrı bir özellik taşır.
Oltayı çekiş acelesiz ve ahenkli olmalıdır.
Acele edip oltayı ele dolaştırmamalıdır.
Lüfer çok kurnaz ve hareketli balık olduğundan en ufak bir duralamada oltadan evvel yukarı atılır ve oltayı aşırarak misinayı keser, sonra da zokayı atar.
Balık yarı yolda kendiliğinden iğneden kurtulduğu zaman oltayı bir an için olduğu yerde tutmak faydalıdır.
Yakalanan balığı takip eden diğer lüferlerden biri iğnede kalan yeme atlayıp yakalanabilir.
Lüfer avcılığı, bir noktada amatör balıkçılık bilgisinin yanısıra tecrübe isteyen bir spordur.
Amatör, balığın hareketlerini kollayabilmeli anında karar verebilmelidir.
Gece lüfer yemlisinde fenerin rolü çok önemlidir.
Eskiler lüfer avına ancak mehtaplı gecelerde çıkarlardı.
Bunun sebebi, mehtabın yakamozu önleyişi idi.
Bugün, sandalın yanına asılan fener, yakamozu kat’î surette önlediği gibi amatöre aydınlıkta çalışmak imkanını da sağlıyor.
Lüfer avcılığı yalnız yemli avcılık demek değildir.
Yemli avcılığın bile birçok çeşitleri vardır.
Ayrıca sürütme, yünlü ve çarpma gibi usullerle de balık yakalanır.
Lüfer Nasıl Tutulur? – Yemli Zokalı Avcılık
Meraklı amatörlerin en çok başvurdukları ve fener ışığında sandaldan yapılan bir avlanma şeklidir.
Gündüz koyluk yerlerde ve akıntı altlarında, geceleri de koyluklarda fener ışığı altında yapılır.
Zokalı avcılıkta amatörün dikkat edeceği tek nokta, yemin iğneye düzgün takılmasıdır.
Çarpık takılan yem, dibe inerken döne döne indiği için oltaya gam yaptırır.
Bedene dolaşır, avcıyı saatlerce bekletir. Çarpık takılan yemden balık ürker, sokulmaz.
Zoka dibe indirilirken yem, hafifçe sandaldan biraz uzağa atılır, daha sonra kıstırma denize bırakılır.
Bu tür hareket zokanın bedene dolaşmasını önler .
Zoka dibe değdikten sonra olta iki karış yukarı çekilir.
Bu yukarı almada kıstırma amatörü aldatmamalıdır.
Avlanma yerinde ışık fazla olursa ışık zaman zaman balığı kabartır. Bu kabarış hesap edilerek oltanın dipten kaldırılışı ona göre ayar verilir.
Balık yakalandıktan sonra özellikle lüfer balığında oltayı iyi kullanmak gerekir.
Balık amatörden evvel yükselerek zokayı atmak ister.
Fırdöndü ele geldikten sonra beden boyunu hesaplamalı, balığı sandal küpeştesine çarptırmamalıdır.
Balık hemen iğneyi atar.
Bedenin belirli bir ölçüde olmasının sebebi budur.
Lüfer Nasıl Tutulur? – Yemli Oturtma
Bu usul avcılık, lüferin kıyılara sokulduğu zamanlar yapılır.
Kıyıdan istenilen uzağa fırlatılan yemli hırsızlı zoka dibe oturtularak balığın yemi bulup kapmasına kadar beklenir.
Balık yemi kaptığı zaman çalınılarak balık alınır.
Sazlık ve yosunluk yerlerde zokalı yemli olta yerine mantarlı çift çıplak iğne ile oturtma olta da çok verimli bir avlanma usulüdür.
İskandilden sonra 40 cm.lik bir bedenin ucunda ve hırsızlı çıplak iğnenin üstünde bulunan küçük mantar yemi dipten kaldırdığından balığın yakalanma şansı daha çoğalmaktadır.
Yem, bütün, şakşak veya yaprak olabilir.
Olta elle ileriye fırlatıldığı gibi makina ile de atılabilir.
Makinalı olta ile avcılık daha verimlidir. Bu usule bırakma yemli de denir.
Lüfer Nasıl Yakalanır – Yemli Sürütme
Lüferin sığ sulara sokulduğu zaman sandalla yapılan avcılıktır.
Hafif rölanti çalışan sandalın arkasından bırakılan canlı yem ağır ağır sürütülerek balığın yeme atlaması sağlanır.
Sandalın arkasına bırakılan olta 10-12 kulaç, beden 2-3 kulaç olmalıdır.
Lüfer Nasıl Tutulur? – Yemli Uzun Olta
Uzun olta ile avcılık balığın akıntı başlarında yemini beklediği zamanlar yapılır.
Beden donanımı: Üçlü fırdöndünün üst ucuna olta, alt ucuna ağır iskandil, yatay ucuna da iki üç kulaç veya daha uzun bir beden bağlanır.
İğneye canlı veya taze yem takılır.
Akıntılı suda gezinen yeme atlayan balık yakalanır ve alınır.
Kaşıklı Uzun Olta
Bu avlanma daha çok profesyonel işidir.
Sistem genellikle akıntılı sularda uygulanır.
Üçlü fırdöndünün üst halkasında olta alt halkasında yerine ve akıntının şiddetine göre, ağır iskandil vardır.
Yatay halkada ise 3-4 kulaçlık beden bulunur.
Kaşık bedenin ucuna bağlanarak akıntılı suda gezdirilir.
Sandal çok ağır olarak hareket ederken iskandil yerine göre dipten yukarı alınmalı, kaşığın dibe takılması önlenmelidir.
Bu alışkanlık aynı yerde yapılan tecrübeye dayanır.
Kaşık Sürütme
Kaşıkla sürütme daha çok sandalla yapılır.
Kıyıdan da yapıldığı mevsim vardırRölanti çalışan sandaldan 20 – 25 metre uzakta sürütülen kaşık, dibe yakın veya balığın bulunduğu sularda sürütülür.
Kaşığın şekli söğüt yaprağı biçimindedir.
Bazı durumlarda birbirine eklenen çift kaşık da kullanılır.
Tabii üçlü iğne uçtaki kaşıkta takılıdır.
Bu şekil avcılık kıyıdan da yapılır.
Uzağa kıstırma ağırlığı ile fırlatılan kaşık istenilen ağırlıkta çekilirken oalık atlar ve yakalanır.
Kaşıklı Uzun Olta
Yemli uzun oltanın aynı takımları gerekir.
Bedenin ucunda canlı yem yerine kaşık vardır.
Bu tür avcılıkta sandalın hareket halinde olması gerekir.
Seğirtme Zoka
Bu zokalar kıraça veya çaça boyundadır.
Hafif derince, az akıntılı sularda sandal arkasından bırakılarak çırpma suretiyie kullanılır.
Cıvalama şarttır. Denizin hafif çırpıntılı olması avı çoğaltır,
Çarpma
Balığın belirli bir yerde kümelendiği, yem yemediği veya yemini bulamadığı zaman üçlü iğneli ve ağırlığı balığın iriliğine göre 100 – 250 gram olan çarpma zokalar dibe indirilerek süratle on kulaç çekilir ve tekrar bırakılarak hareket tekrar edilir.
Çarpma cıvalanıp mazgallanır.
Hareket ağır ve yorucudur.
Sarıkanat Avı
Lüferin küçüğü, 10-12 tanesi bir kilo gelen balıktır.
Biçim, renk ve lüferin bütün özelliklerini taşır.
Avcılığı, lüfer takımlariyle yapılır.
Yalnız takım hem ufak, hem incedir.
Zoka, fındık zokadır.
Olta ve beden balığın gücüne göre çok ince tutulur.
Balık bazan istavrit çaparisine atlar.
Çaparinin bazı iğnelerine küçük sülük yem takılmalıdır.
Fakat sarıkanat atladığı çaparide köstek bırakmaz.
Kıyılara sokulduğu zamanlar, 4 – 5 metrelik kamışlara yem takılarak bekleme yoluyla kıyılardan da yakalanır.
Çinekop Avı
Sarı kanattan küçük, defne yaprağından büyüktür.
15-20 tanesi bir kilo gelir.
İstavritle beraber gezer.
Gözüne kestirdiği küçük istavritleri birdenbire dönerek kapar.
Avcılığı küçük fındık zokalarla (Pirçol) ve çift sıfır söğüt yaprağı küçük kaşıklarla yapılır. Cok zaman istavrit çaparisine atlar.
Cinakop balığının kendine özgü çaparisi de vardır. 0.35 beden üzerine dizilen 0.30 misina ve 3 – 4 numara çıplak iğneli kösteklere sülük istavrit yemi takılarak açığa fırlatılır.
Hafif hafif sallanan yemli çapariye atlayan çinakoplar rahatlıkla alınır.
Bu çapari ile sarıkanat da tutulur.
Küçük, sakin koylarda fındık zoka ile yapılan avcılıkta zokaya sülük yem takılır.
Balığın suyunda duran zokayı çok hafif titreterek balığı iştahlandırmak gerekir.
İri çinakoplar, çift sıfır defne yaprağı kaşık fırlatılarak çekilmek suretiyle karadan da yakalanır.
Defne Yapragı Avı
Lüfer familyasının en küçük balığıdır.
Vücudu bir yaprak kadar ince ve küçük olduğundan bu ismi almıştır.
30-40 tanesi bir kilo gelir.
Takımı ve avlanma şekli yoktur.
İstavritle beraber dolaştığı için istavrit ağlarında çıkar.
İnce çapariye de rastgele atlar.

İlk Yorumu Siz Yapın