Fidel Castro Biyografi,Fidel castro ne zaman öldü,Fidel castro nasıl öldü,Fidel Castro Kimdir,(1926, Mayarí – 2016 Havana), Kübalı devrimci.
1956 Aralık ayında, doğduğu ilin kıyılarında karaya çıktı.
Fidel Castro Hayatı
Bazı başarısızlıklara (1958 nisanında meydana gelen grev gibi) lağmen, taraftarlarıyla birlikte memleketin kontrolünü eline geçirdi ve 1 ocak 1959’da Devlet başkanı Batista’yı Dominik cumhuriyetine gitmeye zorladı.
15 Şubat 1959‘da barbakan oldu.
O zamandan beri birçok kere Amerika Birleşik devletlerinin Küba’ya yaptığı siyasi ve İktisadi baskılara karşı koydu ve bu tür davranışın Latin Amerika’da da benimsenmesi için çaba gösterdi, 1960’ta A.B.D.’den istediği kredi yardımını sağlayamayınca S.S.C.B. ile bir ticaret anlaşması imzaladı.
önemli bir tarım reformuna girişti, sanayinin bir kısmını millileştirdi.
1 Ocak 1961’de söylediği bir nutukta ideolojik amaçlarını açıkladı, marksizme olan bağlılığını ve «emperyalizm» ile mücadele arzusunu belirt’ti.
Bu sözleriyle Kuzey Amerika’nın Latin Amerika üzerindeki İktisadi ve siyasi nüfuzunu kastetmişti.
Bu açık tutumu, Amerika’da yerleşmiş bulunan kübalı göçmenlerin C.İ.A.’nın yardımıyla desteklenen başarısız bir istila hareketleriyle karşılaştı (nisan 1961).
Amerika’nın adayı abluka etmesi sonucunda meydana gelen milletlerarası kriz (ekim 1962), sosyalist cepheden gelecek yardım konusunda Castro’nun bir fikir sahibi olmasını sağladı.
Bu meseleler, Fidel Castro ile diğer komünistlerin aralarının açılmasına sebep oldu, önce, 1961’de, Eski Küba Komünist partisi (Sosyalist Halk partisi) militanları.
1965’te Küba Komünist partisi adını alacak olan Castro’nun Devrimci Sosyalist partisinden teker teker atıldılar.
Çeşitli komünist akımların çarpıştığı Havana konferansından sonra Fidel Castro ile S.S.C.B. arasındaki ilişkilerin yeniden düzelmesine karşılık Komünist Çin ile araları iyice açıldı.
Nihayet, son dönemde, Fidel Castro, Che Guevara’nın nüfuzundan yararlanarak Sovyet ve avrupa komünist partilerinin «barış içinde birlikte yaşama» siyasetinden tekrar ayrıldı, silahlı anti emperyalist mücadeleye hız verilmesini savunmaya başladı, Böylece.
Çin ve S.S.C.B. gibi büyük komünist devletlere karşı ilerici küçük devletlerin savunucusu kesildi ve bu yüzden Çin ve S.S.C.B. ile olan ilişkileri gerginleşti.
İsrail ile Araplar arasında meydana gelen çatışmada (haziran 1967) Arapları tam manasıyla desteklemesi. yeni ihtilal bölgeleri yaratmak isteğini göstermektedir.
1976’da Devlet Konseyi ve Bakanlar Kurulu başkanlığını üstlenen Castro, güçlü ve merkezi bürokrasiye dayanarak toplumsal ve ekonomik yaşamdaki yönlendirici rolünü sürdürdü.
Devlet ve parti organlarında eski mücadele arkadaşlarına ağırlık verdi.
Silahlı kuvvetlerden sorumlu devlet bakanı olan kardeşi Raul Castro, giderek ikinci adam konumu kazandı.
SSCB ve Doğu Avrupa’nın sosyalist ülkelerinde 1980’lerin sonlarında ortaya çıkan demokratikleşme ve piyasa ekonomisine yönelme süreci karşısında Küba yönetimi, sosyalizmin Marksist-Leninist yorumuna bağlılığını sürdürdü.
1989’da Fidel Castro’nun yakın çevresindeki ordu komutanlarının karıştığı yolsuzlukların ortaya çıkarılması yönetimi ciddi biçimde sarstı.
Öte yandan SSCB’yle ticaret hacminin gitgide küçülmesi ve Sovyet yardımlarının ortadan kalkması kısa sürede Küba ekonomisi üzerindeki etkilerini göstermeye başladı.

İlk Yorumu Siz Yapın