"Enter"a basıp içeriğe geçin

Osmanlıda Eğlence ve Şenlik | Ansiklopedik Bilgi |

Osmanlı’da eğlence kültürü,Osmanlı’da eğlence ve festivaller,Osmanlı’da eğlence mekanları,Osmanlı’da eğlence hayatı,Osmanlıda ramazan eğlenceleri,Osmanlıda eğlence anlayışı,Osmanlıda Eğlence ve Şenlik,Sibyan mekteblerinin de “kapama” denilen ilkbahar gezileri vardı.

Bunlar mekteb çocuklarının gezdirilmeleri ve fakir olanlarının giydiril¬meleri için vakfedilen paralarla yapılan seyirlerdi.

Bazan birkaç mekteb birden geziye giderdi.

Bu geziler bütün mahalle halkı için bir bayram olur, mesireye ekseriya birlikte gidilirdi.

Kazanlar kaynatılır, etli pilavlar, bademli sütlü helvalar pişirilip çocuklara yedirilir ve misafirlere dağıtılırdı.

Mesireler dışında ahalinin genel anlamda eğlenme mahalleri ve nedenleri vardı. Ramazan ayında teravihten sonra ortaoyunu, hayal-i zil seyredilir, meddahların taklitli hikayeleri dinlenirdi.

Kahve1er de hem karşılıklı görüşme mahalleri, hem de birer eğlenme yeriydi.

Ateşli münakaşalar, edebi sohbetler yapılır, meddah hikayeleri dinlenir, karagöz oyunları seyredilir, dama, satranç, tavla, (son zamanlarda domino, bilardo, iskambil) oynanırdı.

Semai kahvelerinde dinleyici kitlesi önünde aşıklar zarif nüktelerle atışarak hediyesi günlerce öncesinden ilan edilmiş muammaları çözerlerdi.

Bir de “şenlik” türü gösteriler vardır.

Bunlar bir olayı kutlamak maksadıyla halkı eğlendirmek için düzenlenirler.

Şenliklerde esnaf gösterileri, çeşitli canbazlık hünerleri, kukla ve karagöz oyunları, cirit, güreş, okçuluk, binicilik yarışmaları yapılır, geceleri etrafa ışık saçan binlerce fişek atılır, minarelere mahyalar asılır, renkli kandiller ve meşalelerle donatılmış sallar üstüne saz takımları, köçekler bindirilir, deniz üzerinde fişekler yanarak dolaşır, meydanlardan fener alayları geçerdi.

Aileler arasında “arifane ziyafet”ler denilen masrafı müştereken paylaşılan yemekler düzenlenirdi.

Bu ziyafetler münavebeli olarak ya da “Zekeriya sofrası” tarzında her ailenin ortak katkısıyla yapılır, sohbetler edilirdi.

Keza önce karakışın en soğuk “erbain” denilen 40 günü ve onu izleyen “hamsin” denilen 50 soğuk günün uzun gecelerinde “helva sohbetleri” yapılırdı.

Kış geceleri aileler bir araya toplanır, ayaklarını mangal üstündeki örtünün altına sokarak tandır sohbetleri yaparlar, “Duduname” (Tütinme) gibi taş baskısı, el yazması masal kitapları okunurdu.

Diğer taraftan eğlence veya “seyirlik oyun” olmadıkları halde Osmanlı halkının toplandığı ve seyretmekten hoşlandığı merasimler vardır.

Bunlar toplumsal bir olguyu kutsallaştırmak, yüceltmek ya da kutlamak amacıyla yapılır.

Padişah cüluslarında “kılıç alayı”, Kadir gecesinde Padişahın saraydan çıkarak camiye giderken yapılan “Kadir alayı”, Sadrazam tayinlerinde “Sadrazam alayı”, sefere çıkılmadan önce yapılan çeşitli birlikleri ve ordu esnafını temsil eden birimlerin bir geçit resmi olan ve 2-3 gün süren “ordu alayı”, Padişah düğünlerinde saraya gönderilecek nadide sanat eseri hediyeleri halka teşhir eden “esnaf alayı”, her yıl Hac mevsiminde Haremeyn ahalisine gönderilen parayı götüren “Surre alayı”, özellikle esnaf düğünlerinde “gelin alayı”, küçük çocuklar mektebe başlarken “amin alayı”, her ay Sadrazamı ziyarete giden imam-ı hazret-i ağanın alayı, bayramlarda, şenliklerde yapılan “fener alayları” bunlardandır.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın