Delos Adası Ege denizinde, Kykladlar grubunda, Mykonos ile Syros arasında yunan adası.
Mykonos adasına 6-6.5 km uzaklıkta olup yüzölçümü 5 kilometrekaredir.
Delos Adası Tarihi
Bu küçük kayalık ada üzerinde ilk insan yerleşmesi, M. ö. III. binyılından öncedir.
Daha o zamandan Anatannçaya tapılırdı.
Giritliler, Delos’a gidip gelmeye başlayınca tanrılarını da adada tanıttılar.
Sonra lonia’lılar yeni tanrılar getirdiler (Leto efsanesi). IX. yy.dan sonra her kış bitiminde bu Apollon ülkesinde yapılan bayramlar, ion ağzıyle konuşan bütün Yunanlıları buraya getirdi.
Bu delia’lalla kurulan helen panayırları yüzünden, Yunanlılar din yolöyle ticaretlerini de yürüttüler.
Böylece, bir devletler hukuku doğdu, İonia’nın, Perslerin eline geçmesi delia’ların önemini azalttı.
Atina hâkimiyeti sırasında, adanın yabancılardan arınmasını sağlayan, birinci Delos birliğinin kurucusu Peisistratos’tan sonra, delia’lar başlangıçtaki bütün özelliklerini kaybettiler.

454’te çok kuvvetlenen Atina (Perikles devri), Delos’taki birlik hâzinesini aldı, tapınağı ele geçirdi, 426’da adadan ikinci defa yabancıları kovdu.
Atina eliyle yönetilen ve onun kötü yanlarını paylaşan Delos, 315’e kadar Atina’ya bağlı kaldı: Nesiotes birliği kurulmadan önce Atina’nın baskısından sıyrılmanın yolunu buldu. Helen çağında.
Delos milletlerarası önemini yeniden kazandı. Bütün Ege denizinin ticaret merkezi oldu. Tapınağını yeniden zenginleştirdi.
M.ö. III. yy.ın başında, birliğin hâzinesi 5,5 milyon drahmi gibi inanılmaz bir miktara ulaştı.
Ticaret çok gelişmişti; sayılan pek kalabalık olan korsanlar da yağma ettikleri malları burada sattıkları için, Delos’a saygı gösteriyorlardı.
261’de romalı iş adamları adaya ayak bastı; gittikçe sayıları artan bu tüccarların çalışması, Doğu Akdeniz’de Roma emperyalizminin temeli oldu.
160 Delos tarihinde bir dönüm noktasıdır: Roma adayı ele geçirdi, Makedonya’nın yıkılmasından sonraki genel düzenlenme sırasında da adayı Atina’ya verdi.
Atina buraya bir klerukheia yerleştirdiyse de Roma Delos’un açık liman ilân edilmesinde ısrar etti.
Gümrük vergileri alınmaması bütün akdenizli tüccarları Delos’a çekti; atinalı klerukhos’lar burada pek etkili olamadı; Romalıların sayısı da gittikçe arttı: Delos böylelikle Roma’nın ön limanı oldu.
En önemli ticaret, Roma ve İtalya ile yapılan köle ticaretiydi.
Bu parlak çağ 88’e kadar sürdü: Mithridates VI’nın saldırısı sırasında bütün Romalıların kılıçtan geçirilmesi, Sulla’nın kanlı bastırma hareketine yol açtı.
50 Yılından sonra, korsanların yağmalayıp yıktığı Delos iyice geriledi.

Adanın kuzey kesimi, çok sayıda harabeyle kaplıdır: başlıca tapınaklar (liman yakınında); mesken mahallesi (tiyatro yakınında); Kynthia dağı yamacına sıralanmış tapınaklar.
Kutsal gölün kuzeyindeki mahallede de stadyum, gimnasium ve palaistra’larla (spor alanı) evler vardır.
Apollon hieron’unda üç tapınağın kalıntıları vardır.
Burası, Artemis tapınağı, hazine binaları, Naksosluların oikos’u, «Boğalar tapınağı», kemerler (Antigone ve Philippos V) ve agoralarla (Romalıların, Theophrastos’un agoraları, güney agora, Competaliastes’lerin agorası) çevrilidir.
Kynthia yamacında, Cerapis’in, Mısır ve Suriye tanrılarının, Kabeiroi’lerin, Hera’nın tapınakları bulunur; tepede (113 m), Zeus’un ve Kynthia’lı Athena’nın tapınağı.
Kıyı boyunca iskeleler ve dükkânlar görülebilir. İyi. korunmuş tiyatro mahallesinde dar sokaklar boyunca dizilmiş, inişli çıkışlı, iyi düzenlenmiş arazi üzerindeki çok sayıda evler, mimarî biçimleri bakımından ilgi çekicidir: impluvium çevresinde oldukça rahat, hattâ bazen lüks odalara giden direkli bir galeri vardır.
Burada çok iyi mozaikler bulunmuştur.
Evler birkaç katlıdır; burası, Herculânium ile Pompeii’den bir iki yüzyıl önceki Campania şehirlerinden çok farklı (Hermes’in, Dionysos’un, Kleopatra’nın, Trident’ın, Yunusların, Disdumenos’un diye adlandırılan evler) bir helen şehrinin en canlı örneğidir.
Delos’ta bulunan sanat eserleri (1873’ten beri fransız kazıları), gerek Atina Milli müzesinde, gerekse kazıların yanında kurulan müzede saklanır.
1947’de Artemision’da Miken çağından kalma bir fildişi ve altın deposu ortaya çıkarılmıştır.
Apollon’un dev heykelinin kalıntıları (kazıda, üzeri yazılı kaidesi), Naksos aslanları (bir tanesi Venedik tersanesinin önündedir), çok sayıda kadın ve erkek heykeli, Nikandre Artemis’i ve Arkhermos’un kanatlı Nike’si eskiçağı canlandırır. Diadumenos’un çok iyi bir kopyası (Atina’da) ve Boreos ve Orithyia grubu kiasik çağdan kalmadır.
Helen çağından. Palaistra’nm bronz başı, Agathe Tykhe tapınağının bronz levhası, Yaralı Galat ve bir Afrodit, Eros ve Pan grubu kalmıştır; birkaç güzel roma heykeli bu bütünün içindedir.
Evlerde, değerli mozaikler yerinde duruyor; ev eşyası çeşitli ve öğreticidir.
Müze depolarında zengin bir yazı koleksiyonu bulunmaktadır; kazılarda birçok metin bulundu.
Mykonos müzesinde, özellikle Rinia adasında bulunmuş seramikler sergilenmişti.
Cynthe Heraion’undan gelme pişmiş topraktan maske ve vazolar ise Delos müzesinde bulunmaktadır.



İlk Yorumu Siz Yapın