Kazım Karabekir Kimdir,(23 Temmuz 1882, İstanbul – 26 Ocak 1948, Ankara) Türk asker,devlet adamı.
Kazım Karabekir Hayatı – Uzun
Babası Mehmed Emin Paşanın ölümü üzerine İstanbul’a geldi.
Fatih Askeri rüştiyesini, Kuleli Askeri idadisini, Harbiye ve Erkânı Harp mekteplerini bitirdi.
Kurmay yüzbaşı olarak Manastır’a tayin edildi (1905).
Enver Bey (Paşa) ile birlikte, ittihat ve Terakki cemiyetinin Manastır şubesini kurdu.
Bu sırada rum, bulgar ve sırp çeteleriyle çeşitli çarpışmalar yaptı.
Gösterdiği başarıdan ötürü, kolağası (kıdemli yüzbaşı) rütbesiyle Harp okulu öğretmenliğine tayin edildi.
Bir süre sonra Edirne’de II. Ordu, 3. Tümen kurmay başkanlığına tayin edildi.
31 Mart hareketini bastırmak üzere İstanbul’a gelen Hareket ordusunda 2. Kafkas tümeni kurmay başkanıydı.
Bu tümen, ayaklanmış avcı taburlarının sığındıkları Taşkışla ile Taksim kışlalarında çarpıştı.
İkinci Meşrutiyetin ilânından sonra tamamen askeri görevlerine döndü.
1910’da Arnavutluk ayaklanması sırasında Kolordu Harekât şubesi müdürü olarak yeniden çarpışmalara katıldı ve Kaçanik boğazındaki harekâtı başarıyla tamamladı.
Bu sırada Harbiye nezaretine başvurarak Karabekir soy adını aldı (1911).
Aynı yıl binbaşı oldu; Balkan savaşında ve Edirne’nin savunmasında yararlıklar gösterdi; iki yıl kıdem zammı ve osmanlı nişanı aldı.
Savaş bitince Erkânı Harbiyei Umumiye riyaseti (Genelkurmay başkanlığı) İstihbarat şube müdürlüğüne getirildi.
1914’te Yarbay oldu ve Birinci Dünya savaşında I. Kuvvei Seferiye kumandanı veya istihbarat şubesi müdürü olarak İran ve daha doğudaki harekâtta görev aldı.
Daha sonra İstanbul, Kartal’da bulunan 14. Tümen kumandanlığına getirildi ve tümeni ile birlikte Çanakkale cephesine gönderildi.
Çanakkale’de özellikle Fransızlara karşı, üç buçuk ay Kerevizdere savunmasını yaptı ve kazandığı başarı üzerine albaylığa terfi ettirildi (1915).
Daha sonra alman mareşali Graf von der Goltz Paşanın kurmay başkanı olarak Irak cephesine gitti ve Kutülemare’nin düşmesinden biraz önce, bu bölgedeki 18. Kolordunun kumandanlığına tayin edildi.
Bir yıl Irak cephesinde kalarak İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savaşlar verdi ve Diyarbakır bölgesindeki 2. Kolordu kumandanlığına naklolundu (1917).
Burada Ruslarla çarpıştı; Van, Bitlis, Muş, Elazığ cephesindeki 2. Ordu kumandanlığına da vekâlet etti.
1918 Yılı başında Erzincan bölgesindeki I. Kafkas kolordusu kumandanlığına getirildi; Erzincan ve Erzurum’u, Ruslardan geri aldı.
Sarıkamış, Kars ve Gümrü kalelerinin ve Karaköse’nin ele geçirilmesindeki başarıları üzerine mirlivalığa (tuğgeneral) terfi etti (1918). Bütün bu askeri harekât sırasında, birçok nişan ve madalya aldı.
Daha sonra Ermenistan ve İran Azerbaycanı’nı işgal eden Kâzım Karabekir, karargâhını Tebriz’de kurarak Azerbaycan’daki İngiliz kuvvetlerini buradan çıkardı.
Sadrazam Müşir İzzet Paşa, Kâzım Karabekir’i Erkânı Harbiye reisliği görevi ile İstanbul’a davet etti.
Karabekir, İstanbul’a gelince, İtilâf devletlerinin şehirde yerleşmeye başladığını gördü; yeniden doğudaki kumandanlık görevine gönderilmesinde ısrar etti.
Önce Tekirdağ’daki 14., sonra doğudaki 9. Ordu birliklerine kumandan tayin edildi (1919).
Kurtuluş savaşının başlangıcında Erzurum Müdafaayı Hukuk kongresinin toplanması siyasî ve askeri harekâtın planlanması sırasında Şark cephesi kumandanlığı ve Edirne milletvekilliği yaptı.
Doğuda geliştirdiği askeri harekâtla Sarıkamış, Kars ve Gümrü kalelerinin ele geçirilmesinden sonra ermeni ordusunun yok edilmesini sağladı.
Bu önemli zafer sonucunda Ermeni Taşnak hükümetiyle barış görüşmelerine girişildi.
Ankara hükümetinin Murahhas heyeti başkanı olarak, Sevr antlaşmasından ermeni hükümetinin imzasını geri aldırmayı ve ermeni ordusunun silâh, araç ve gereçlerinden önemli bir kısmını Türk hükümetine teslim ettirmeyi başardı.
Böylece siyasî ve İdarî alanda da başarılı oldu.
Yapılan bu antlaşma ile, Türklerin oturduğu üç ili, Türkiye’ye kazandırdı.
Bundan sonra Kurtuluş savaşı için, Batı Anadolu’daki orduların başarılarını sağlamak üzere, doğudaki ordunun büyük kısmının top, tüfek, süngü, kılıç, cephane ve mühimmatı ile çeşitli harp gereçlerini Batı cephesine ulaştırdı.
Bu sırada ferikliğe (tümgeneral) terfi etti (1920).
Rus ve Kafkasya hükümetleriyle yapılan Kars antlaşmasına ait görüşmeleri, Ankara hükümeti murahhas heyet başkanı olarak başarıyla sonuçlandırdı.
Aynı zamanda Edirne milletvekili olan general Kâzım Karabekir, zaferden sonra, Ankara’da bulunan I. Ordu müfettişliğine tayin edildi.
Bundan sonraki seçim devresinde İstanbul milletvekili olarak Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez ve diğer arkadaşlarıyla birlikte ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet fırkasını kurdu ve bu partinin liderliğine seçildi (1924).
Emekliye ayrılınca siyasî hayata atıldı (1927).
1938 Yılından 1946 yılına kadar, Büyük Millet meclisinde, İstanbul milletvekili olan general Kâzım Karabekir, 1946 yılında Büyük Millet meclisi başkanlığına seçildi.
Bu görevde iken öldü.
General Kâzım Karabekir’in özellikle Kafkas cephesindeki savaşlarda gösterdiği üstün sevk ve idare kabiliyeti ve kahramanlığı, harp tarihinde seçkin bir yer almasını sağladı.
Askerliğe ve harp tarihine ait çeşitli eserleri vardır.
Bunların bellibaşlıları şunlardır: istiklâl Harbimizin Esasları (1933); Cihan Harbine Neden Girdik, Nasıl Girdik, Nasıl, İdare Ettik (1937); İstiklâl Harbimiz (1960).
Güftelerini kendisinin yazdığı çoksesli 2 marşı vardır: Mâhûr Türk Yılmaz Marşı, Çârgâh İstiklâl Marsı.

İlk Yorumu Siz Yapın