"Enter"a basıp içeriğe geçin

Taç Nedir | Ansiklopedik Bilgi |

Taç Nedir,Hükümdarlık, güç, iktidar ya da soyluluk simgesi olarak başa giyilen, genellikle değerli bir madenden yapılmış, değerli taşlarla bezeli başlık. Sümerlerde sihirli bir süs olan taç, basit bir şeritten yapılırdı, Elamlarda da aynı özellikleri taşır, Akkadlarda ise bir veya birçok sıra boynuzdan meydana gelirdi. Sus’un koruyucu cinlerinden biri üç çift boynuzlu bir taç giymiş olarak temsil edilmiştir. Boynuzlarla süslü silindir biçimi taçları tanrılar ve hitit kralları giyerlerdi.

Sivri başlıklar din adamlarının özelliğidir. Uganit tanrılarının taçlan da uzun ve sivridir. Asur tanrıları çifte taçlı olarak temsil edilir: yüksek tacın üstüne sarılan şeridin uçlan omuzlara dökülür.

Cinler boynuzlu taç giymiş olarak tasvir edilir. Pers krallarının taçlarmı İskender, Makedonya tacı kausia’nın etrafına, üzerine değerli taşlar yerleştirilmiş beyaz bir şerit geçirerek taklit etti. Böylece de kraliyet taçları değişmez bir şekil almaya başladı: az çok yüksek bir başlık ve altında madeni bir çember.

Mısır’ın her iki bölümünün birliğini temsil ederdi. Kepreş, mavi mihver veya mavi taç, özellikle savaş ve av tasvirlerinde kral tarafından taşınırdı. Maviye boyanmış deriden yapıldığı sanılan bu taç, çiçek şeklinde birçok dairesel unsurla, ön kısmında da uraeus ile süslüydü, XI. Sülale zamanında ortaya çıktı, ama Yeni imparatorluk zamanında yagınlaştı.

Nemes, Mısır krallarının giydiği taçlardandır; alnı kuşatan, kulaklann arkasından geçen ve alt uçlan yuvarlak iki kanat halinde omuzlara düşen bir kumaştan meydana gelir; kumaş başın arkasından enseye doğru şişkinleşir, sonra sırta düşerek daralır.

Başlığı alında kraliyet uraeus’uyla süslü bir şerit tutar. Atef tacı beyaz taç ve uzun tüylerle süslü bir başlığın birleşmesiyle meydana gelir. Tüyler beyaz tacın iki kenarına takılmıştır. Bu Osiris’in özel tacıdır.

Yunan ve Roma

Taç Yunanlılarda ve Romalılarda çok yaygındı. Başlangıçta, dal ve çiçeklerden örülürdü; sonraları kıymetli taşlarla işli madenlerden ve özellikle altından yapıldı. Âyinlerde tanrı veya tanrıça, rahipler, dindarlar ve kurbanlar çiçekten taçlarla süslenirdi.

Olimpiyat oyunlarının galipleri de taç giyerler, devletler büyük adamlarına veya gözde yabancılara bir saygı gösterisi olarak taç giydirirlerdi.

Ortaçağ ve Yeniçağ

Muhafaza edilen en eski hükümdar veya prens taçları arasında, İtalyan demir tacı, Charlemagne’ın tacı denen ve alman imparatorlarının 1792’ye kadar kullandığı taç ve Macaristan kralı Aziz İstvan’ın tacı (XI. yy.) sayılabilir, üç taçlı papalık başlığı XIV. yy.dan kalmadır.

Tacı tulgaya yerleştirme durumu, giyenin soyluluk derecesini belirtir: papa üç taçlı bir başlık; hükümdarlar, ortası açık bir başlık üzerinde iki taç; krallar üzeri kapalı taç; dükler, sekiz çiçekli taç; markiler, altı çiçekle birlikte, her birinde yonca biçiminde üç inci bulunan iki gruptan meydana gelme bir taç; kontlar, dokuzu görünen, on altı İncili bir taç; vikontlar, dört büyük ve dört küçük İncili taç; baronlar, sarmal biçiminde İncili taçlar giyerlerdi.

İslam

Sikkelerde, eski İran krallarının başında taç görülür. Arapça ve türkçe de taç kelimesine rastlanmasına rağmen kelimenin aslı farsçadır. Araplar, İslamdan önce tacı tanıyorlardı.

Çünkü Iran hükümdarları kendilerine bağlı olan arap krallarına taç gönderirlerdi; fakat, arap devlet yönetiminde böyle bir gelenek bulunmadığı için Araplar, İslamdan sonra da tacı kullanmadılar.

Abbasilerin iktidara gelmesiyle devlet teşkilatında birçok kurum İranlılardan alındı ve bu arada taç da halifeler tarafından giyilmeye başlandı. Bununla birlikte halife ve hükümdarlar, vali ve vezirlerine de taç gönderirlerdi.

Taç, abbasi halifeleri tarafından kabul edilince öteki İslam devletleri tarafından da benimsenerek kullanılmağa başlandı. Osmanlı sultanlan da başlangıçtan beri taç giyiyorlardı; fakat giydikleri ilk taçların biçimi bilinmiyor. Taç tarikat dervişleri tarafından kullanıldı ve böylece dini bir anlam da kazandı.

Aziz İstvan’ın tacı veya Kutsal Macaristan tacı (macarca Szent Korona). Tacın üst kısmı, Papa Silvester II tarafından ilk kral Istvan’a 1000 yılında «apostolik kral» unvanıyle gönderildi.

Alt kısmı, Bizans imparatoru Mikhail VII Dukas tarafından kral Geza I’e 1073’te hediye edilmiştir. Macarların gözünde Kutsal taç sadece bir krallık amblemi değil, bir anlamda krallığın kendisiydi.

Kutsal tacı neredeyse gerçek kişi sayarlardı. Tacın memurları, mülkleri, elinde bulunmaktadır. İkinci Dünya savaşında Avusturya’nın işgali sırasında Amerikalılar tacı burada saklı buldular.

Tasavvuf

Tasavvuf geleneği, taç giymenin Miraç ile ilgisi bulunduğunu kabul eder. Cebrail’in Miraç’ta Hz. Muhammed’e birkaç terkli (dilimli), tepesi yayvan ve kubbemsi, üzerine çaprazlama sarık dolanmış bir taç giydirdiğine inanılır.

Tarikatlarda rengi ve biçimi birbirinden ayrı taçlar vardır. Bu farklı renkler ve şekiller tarikat mensuplarınca değişik şekillerde açıklanır. (Tek dilimli tacın Allah’ın birliğini göstermesi, iki dilimli tacın dünya ve âhiret kaygısını bırakmayı işaret etmesi beş dilimli tacın beş vakit namazı, altı dilimli tacın imanın altı şartını göstermesi v.d.)

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın